Anasayfa / Kararlar / 2025/4602 E.
Karar · Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Emekli maaşı haczine muvafakat: icra mahkemesinde tartışılan konu için ayrıca tespit davası açılamaz
Özet
Borçlu, dört icra dosyasında emekli maaşının haczine muvafakat vermiş, sonra muvafakatinden dönmüş; icra mahkemesi, muvafakatin takip kesinleşmeden verildiği gerekçesiyle hacizleri kaldırmıştı. Alacaklı bunun üzerine genel mahkemede muvafakatin geçerli olduğunun tespitini istedi. Yargıtay, aynı iddiaların icra mahkemesinde tartışılıp karara bağlandığını, bu nedenle alacaklının tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını belirterek davanın usulden reddedilmesi gerektiğine hükmetti; ret kararını gerekçesi düzeltilerek onadı.
Uygulamaya etkisi
Emekli maaşı haczine muvafakatin geçerliliği icra mahkemesinde çözüldükten sonra aynı uyuşmazlık genel mahkemede tespit davasıyla yeniden önüne getirilemez. Alacaklılar, muvafakatin takip kesinleştikten sonra ayrı bir beyanla alınmasına dikkat etmelidir; ödeme emrine itiraz süresinden feragatle aynı dilekçede verilen muvafakat derece mahkemelerince geçersiz sayılmıştır.
In English
Pensions in Türkiye can be attached only with the debtor's consent. Here the debtor consented, then withdrew, and the enforcement court lifted the attachments because the consent had been given before the proceedings became final. The creditor's later civil action to have the consent declared valid was dismissed: the enforcement court had already decided the same question, so there was no legal interest in a second action. Practical point: obtain consent in a separate statement after the proceedings are final.
Monthly English summaries: Turkish Enforcement Law Update
Kararın ilgili bölümü
Yargıtay'ın değerlendirmesinden:
Uyuşmazlık, emekli maaşına haciz konulması için verilen muvafakatin geçerli olduğunun, mümkün olmaması halinde emekli maaş haczinin 1/4 üzerinden devam edilmesinin tespitine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 106. maddesinde; tespit davası yoluyla, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesinin talep edilebileceği, tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararının bulunması gerektiği, maddi vakıaların, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamayacağı belirtilmiştir.
Somut olayda; borçlu/davalı tarafından davaya konu icra takiplerine ilişkin olarak davacı/alacaklı aleyhine icra hukuk mahkemesinde emekli maaşına konan hacizlerin kaldırılması, mümkün olmaması halinde maaşının 1/4'ünün haczinin devamına karar verilmesi talebiyle iki ayrı dava açıldığı, icra hukuk mahkemesince borçlu tarafından emekli maaşı için verilen taahhüt ile feragat dilekçesinin aynı gün verildiğinden muvafakatin geçersiz olduğu gerekçesiyle şikayetin kabulüne ve icra takiplerindeki emekli maaşına konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.
Bu durumda, davalı/borçlu tarafından icra hukuk mahkemesinde açılan davada, ileri sürülen iddialar icra hukuk mahkemesince tartışılıp sonuca varıldığı halde tespit davasına konu edilmesinde hukuki yarar bulunmamaktadır. Bu itibarla, İlk Derece Mahkemesince; davacının hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddedilmesi gerekirken, esasa girilerek, işin esası hakkında davanın reddine karar verilmesi usul ve kanun aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, verilen red kararı sonucu itibariyle doğru bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/4 maddesi hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Sonuç: Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesi değiştirilerek ve düzeltilerek onanmasına, 02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.